İklimler, Andre Maurois

Çoğu zaman bir kitabın adına vurulurum, derhal alırım. Çoğu zamanlar ise zarafetiyle bana kitap raflarından seslenen bir kitabı alır derhal arka kapağını okumaya koyulurum. Kitaba dair ilk izlenimlerimi oluşturan bu zaman dilimi kitap alıp almayacağıma, okuyup okumayacağıma dair karar verme sürecimde çok etkilidir.

Andre Maurois’nin ”İklimler” adlı başyapıtı arka kapağını okur okumaz sarsmıştı beni. Derhal aldım, eve gelip çalışma masama oturduğumda elimde sihirli bir şey tutuyormuş hissine kapılmıştım; kitabın kapağını açacağım, kitap daha ilk cümleden başlayarak kelimelerin arasından bana aşka, kendime, insanlara ve bu evrene dair birtakım sırlar fısıldayacak.

Okumaya devam et →

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı

Üç gün önce, bir başka yılgınlık ve hüzün gecesinde Beşiktaş’ta Mephisto’ya girdiğimde dakikalarca gözlerim başka rafları gezse de içimden bir ses ve benliğim sonunda bu kitabı alıp çıkacağımı biliyordu. Belki içinde bulunduğum çaresizliğe bir çare, belki de bir yoldaş arıyordum. Bahçeşehir Üniversitesi durağının önünde beklerken beni Tarabya’ya taşıyacak otobüsü, ilk sayfası okudum ve doğru kararı verdiğimi anladım:

Okumaya devam et →